reklam
reklam

Hepimizi Bekleyen Tehlike: Susuzluk! - Balkan Günlüğü GazetesiBalkan Günlüğü Gazetesi

Hepimizi Bekleyen Tehlike: Susuzluk!

          Bu günlerde bildiğiniz gibi çok zor günlerden geçiyoruz. Ülkemizi hatta dünyayı etkisi altına alan virüs nedeniyle her gün yüzlerce insanımız hayatını kaybediyor. Ülkemizde ve tüm dünyada sosyal hayat ve düzen alt üst olmuş durumda. Fakat bu durumda bir şey daha gün yüzüne çıktı. Yaşanan acılar gösterdi ki, her şeyin başı su, sabun ve temizlik. Yıl 2020’yi gösterdiği bu günlerde dünyanın özellikle ülkemizin gözlerden kaçan çok önemli bir sorunu daha var. Önümüzde bekleyen “SUSUZLUK” tehlikesi.

Son Güncelleme :

21 Aralık 2020 - 13:51

318 okuma


Susuzluk!

          Bu günlerde bildiğiniz gibi çok zor günlerden geçiyoruz. Ülkemizi hatta dünyayı etkisi altına alan virüs nedeniyle her gün yüzlerce insanımız hayatını kaybediyor. Ülkemizde ve tüm dünyada sosyal hayat ve düzen alt üst olmuş durumda. Fakat bu durumda bir şey daha gün yüzüne çıktı. Yaşanan acılar gösterdi ki, her şeyin başı su, sabun ve temizlik. Yıl 2020’yi gösterdiği bu günlerde dünyanın özellikle ülkemizin gözlerden kaçan çok önemli bir sorunu daha var. Önümüzde bekleyen “SUSUZLUK” tehlikesi. Ülkemiz her ne kadar görünürde ırmaklar, nehirler, göller ve barajlar bakımından  hiç bitmeyecek su zengini bir ülke görünümünde ise de; aslında  Ortadoğu’nun su zengini fakat Avrupa ve Amerika’ya göre su fakiri bir ülkedir. Dünyanın yüzde 70’i su ile kaplıdır fakat yüzde 3’ü içilebilecek nitelikte sudur. Ülkemizin 110 milyar metreküp su rezervleri olmasına rağmen bunun yüzde 16’sı içme suyu niteliğindedir. Su kullanımının yüzde 72’si tarımda sulamada kullanılmaktadır, bu kullanımın yüzde 88’i salma sudur (vahşi sulama) bu da yanlış bir uygulamadır. Bugün Güneydoğu Anadolu’da(GAP) yapılan bu sulama uygulamasıyla topraktaki tuz oranı yüzeye çıkmış toprak verimi düşmüştür.

Günlük yaşantımızda bir insan ortalama 37 litre su tüketmektedir. Bunun  ortalama yüzde 35’i duş yaparak, yüzde 9’u tuvaletlerde, yüzde 13’ü çamaşır yıkayarak harcanmaktadır. Duşta ortalama 15 litre su harcanmaktadır. Eğer bir musluğu 2 dakika açık bırakırsak ortalama 25 litre su israfımız olmaktadır. Sifonun büyük haznesi 12 litre, küçük haznesi 8 litre su almaktadır. Sifon çekmeyle ortalama 15 litre su harcanmaktadır. Eğer bulaşıklar elle yıkanırsa 103 litre, makineyle yıkanırsa 9 litre su harcaması yapılmaktadır. Vücudumuzun yaşaması için günde 3 litre su tüketimine ihtiyacımız vardır.

        Ülkemizin nüfusu her ne kadar 83 milyon biliniyor olsa da aslında Suriye ve Afganistan gibi ülkelerden gelen sayısız göçmen nedeniyle tahmin edilemeyen aşırı su tüketimi meydana gelmektedir. Ayrıca küresel ısınma, iklimlerin her yıl giderek değişmesi nedeniyle yağışların azalması, su kaynaklarının bilinçsiz kullanılması, yanlış sulama nedeniyle; yer üstü ve yeraltı su kaynakları ile göller, nehirlerde ve barajlarda sular günden güne azalmaktadır. Bilim insanlarının görüşlerine göre Arap ülkelerinin petrol ömrü 40 yıl,  Ülkemizin su ömrü ise 30 yıl olarak hesaplanmaktadır. Yani önlem alınmazsa 30 yıl sonra susuz kalacağız. Her ne kadar çok uzak gibi görünse de aslında çok yakın, çok önemli ve hayati bir sorun. Doğada yaşayan tüm canlıların yaşayabilmesi için(insanlar, hayvanlar, bitkiler) suya ihtiyacı vardır. Belki de ileri bir tarihte su sorunu ülkeler arası anlaşmazlıklara hatta savaşlara dahi neden olabilecektir.

NE YAPILABİLİRİZ

Aslında her şeyden önce bireysel olarak işe tasarrufla başlanmalıdır. Duşta fazla kalınmamalı, diş fırçalarken, tıraş olurken su kontrollü kullanılmalı yerel yönetimler(belediye vb.) yağmur sularını denizlere akıtmak yerine kullanabilmek için çalışmalar yapılmalı, ayrıca çatılardan akan yağmur suları için site ve apartmanlar da kullanılmak üzere devlet desteğiyle depolama sistemleri geliştirilmeli. Çiftçiler salma sulamadan (vahşi sulama) vazgeçerek damla sulamaya yönlendirilmeli,  tarla sulamada kullanılan elektrikte indirime gidilmeli. Ülkemizin 3 tarafı denizlerle çevrili olduğu halde kullanılamamaktadır. Her ne kadar pahalı olsa da deniz suyu arıtma sistemleri geliştirilmeli en azından kullanma suları bu yöntemle elde edilmeli. Su ile ilgili sorunların daha kolay çözülmesi ve yatırımların daha hızlı ve planlı yapılabilmesi için en önemlisi SU BAKANLIĞI kurulmalıdır.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


E-Gazete