Çocuğa Şiddet - Balkan Günlüğü Gazetesi


Çocuğa Şiddet

Her ne kadar şiddet konusu bizlere uzak, soğuk, ürkütücü gelse de maalesef hayatın içerisinde yer almaktadır Zaman zaman çevremizde veya televizyonlarda basından bunun hazin örneklerini görebiliriz. Konumuz olan çocuğa şiddet çoğu zaman aile içinde veya kapalı ortamlarda yaşandığı için gizli kalıp bilinmemektedir.

Son Güncelleme :

11 Mart 2021 - 12:43

545 okuma


 

ŞİDDET NEDİR?

Şiddet, hayatın her alanında karşılaşabildiğimiz, güç ve baskı uygulayarak insanların bedensel veya ruhsal açıdan zarar görmesine neden olan bireysel veya toplu hareketlerin tümüdür.

ŞİDDETİN TÜRLERİ

Fiziksel şiddet: Vurma, yumruklama, itme, tokat atma, ısırma, yakma, silahla yaralama, kesme ve tedavi görmenin engellenmesi.

Sözel Şiddet: Küfür etme, hakaret, bağırma, aşağılama, yıkıcı eleştirilerde bulunma, alay etme, emir verme. Ayrıca çocuğun yüzüne doğru yirmi santim kadar yaklaşıp (mahrem alan)yüksek sesle çocuğa bağırmak.

Cinsel Şiddet: Tecavüz, istenmeyen cinsel davranış ve eylemlere zorlama, cinsel organlara zarar verme, cinsiyetinden dolayı aşağılama.

Duygusal Şiddet: Arkadaşlarıyla, akrabalarıyla görüşmesine yasaklar getirme, evden çıkmasına engel olma, baskı uygulama, tehdit etme, intihar etmekle tehdit etme, küsme, takip etme, değersiz hissettirme, fiziksel bir etki olmadan uygulanan ve ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyen davranış ve yaklaşımlar.

Ekonomik Şiddet: Zorla çalıştırma veya çalışmasına engel olmak, para vermemek, parayı kullanarak aşağılamaya çalışma, devamlı hesap sormak, borçlanmaya zorlamak, ekonomik baskı içeren her türlü davranış.

Sosyal Şiddet: Çocuğun arkadaşları ile parkta veya sokakta oynamasına izin vermemek, herhangi bir kurs ve kültürel faaliyette bulunmasına izin vermemek.

Şiddet hangi toplum ve ailede olursa olsun; ister kültürlü, ister ekonomik durumu iyi veya kötü, ister köylü ister kentli olsun maalesef yaşanılan acı bir gerçektir. Çocuklara uygulanan şiddet, çoğu zaman pek gün yüzüne çıkmamakta, bilmesi gereken kurum ve kuruluşlar tarafından bilinmemektedir. Bu nedenle; sağlam kişilikli, güçlü karakterli bireylerin yetişmesi açısından ciddi bir sorundur. Çünkü çocuklar fiziksel olarak güçsüz ve savunmasızdırlar.

Çocuklar, genellikle ailede, alkol veya uyuşturucu bağımlısı olan anne veya babadan, üvey anne veya babadan çoğu zaman da kendinden büyük kardeşlerden, evde bakıcı var ise bakıcılardan şiddet görür. İşlenme oranı az olsa da kreşlerde, okullarda, Çocuk Esirgeme Kurumlarında da çocukların şiddet gördüğü görülmüştür. Bunlar çoğu zaman şikayet söz konusu olduğunda ya da hastaneye gidildiğinde doktor kontrolünde ortaya çıkar. Şiddet gören çocuklar ilerleyen zamanlarda genelde iki şekilde tepki verir.

    a)Pasif Tepki: İçine kapanır, sosyalleşmede geri planda kalır, mücadeleci olmaz.

  b)Aktif Tepki: Agresif davranışlar sergiler, hayata tepkilidir.

Şiddet gören çocuklar veya şiddete tanık olarak yetişen çocuklar özgüvenleri eksik dışa karşı güven duymayan bir yapıya sahip olurlar. İlerleyen yıllarda ne kadar büyüseler de sorun ve zorluklarla karşılaştıklarında şiddeti çözüm yolu olarak görebilmekte ve ailesine veya uğradığı haksızlık karşısında kişilere şiddet uygulayabilmektedir. Şiddet gören çocuklar ortaokula geldiklerinde ve ön ergen olduklarında duvarlara yazı yazdıkları, sıraları çizip karaladıkları, tepkisel davranışlar sergiledikleri, arkadaşlarına şiddet uyguladıkları görülür. Şiddete tanık olarak büyüyen çocuklar ise “bana da şiddet uygulanır mı?” endişesiyle yaşarlar ve endişe zamanla korkuya dönüşür. Hayata atıldıklarında çoğu girişimlerinde başarısız olurlar. Adli kayıtlara bakıldığında işlenen çoğu suçların sanıkların çocukluğuna inildiğinde, çoğunun çocukluğunda şiddet gördüğü görülür. Çocukların ruhen gelişimi için, sağlam bir birey olabilmeleri için, çocukluk yılları çok önemlidir. Şiddet gören çocuklar başını okşamaya kalktığınızda kafasını eğip ellerini başına koyup savunma pozisyonuna geçerler, Yüksek sesle konuştuğunuzda yada yüksek ses ve gürültü duyduğunda irkilir, panik yaparlar, sürekli şiddet ortamında yaşayan çocukların bilinç altında korkuları olduğu için geceleri uyurken altını ıslatma vakalarının olduğu görülmüştür. Ayrıca uyarı ya da görev verdiğinizde göz temasından kaçarlar. Şiddet gören çocuklar yıllar geçse de yaşadıklarını asla unutmazlar. Çünkü yaşadıkları yaşına göre bir travmadır. O nedenledir ki yetişkin olduklarında akrabalık derecesi ne olursa olsun şiddet uygulayana karşı bir sevgi eksikliği vardır ve mesafelidirler.

NE YAPILMALI:

Eğer ailenizde size veya çocuğa şiddet uygulanıyorsa; bu durum kesinlikle saklanılmamalıdır. En kolay yol 155’i arayıp yardım istenmelidir. Saklamak veya bildirmemek “nasıl olsa bir şey olmuyor” inancıyla bildirimden kaçınmak şiddetin devamına neden olur buda sorunu daha da büyütür. İleriki yıllarda telafisi mümkün olamayan yaralar açar. Türk ceza kanunlarına göre şiddet suçtur. Hiç kimse bir başkasına şiddet uygulayamaz kötü muamele yapamaz(Sui Muamele). Şiddet, belgelendirilip işlem yapıldığında ilgili Sosyal Hizmetler ve makamların nezaretinde çocuk, Devlet korumasına alınır. Şiddet uygulayan Ceza Kanunlarına göre cezalandırılır. Eğer çevrenizde veya komşunuzda özellikle çocuğa şiddete tanık oluyorsanız “beni tanık yaparlar” düşüncesiyle hareket etmeyin lütfen.

155’i aramanız yeterli olacaktır. Adres bilginiz isteniyorsa ihbarın doğruluğu öğrenmek içindir, bilgileriniz saklı kalacaktır. Unutmayın, şiddetin tanığı sadece sizsiniz, bilgi ve haber vermezseniz kimsenin haberi olmayacak, şiddet devam edecektir. Çocukları anlayabilmek için çocukluğunuza inmek yetecektir. Çocukların hayata tutunabilmek, başarılı olabilmek için en önemli ihtiyaçları “Sevgidir”.

Güçlü Bir birey; Güçlü Aile, Güçlü toplum. Güçlü ÜLKE demektir.

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.