Kendine Yabancılaşmak - Balkan Günlüğü Gazetesi

Kendine Yabancılaşmak

Hayat kendi rutininde giderken, olaylar gelişip, dururken hiç duraksadığın oldu mu senin de?

Son Güncelleme :

07 Haziran 2021 - 11:39

273 okuma


 

 

 

Bir anda neyi neden yaptığını sorguladığın oldu mu? Hayatın rutinindeki mantıcın dışına çıkıp daha yüce bir mantık arayışına girdin mi hiç? Aslında hayatım dediğin şeyin büyük bir kısmının senden bağımsız olduğunu ve senin de aynı tekerleğin içinde çabalayan bir hamsterdan farksız olduğunu düşündün mü?

Eğer tüm bunları düşündüysen, artık dönüşüm vakti gelmiştir. Dönüşümlerden yanmayı, kül olmayı gerektirir. Bir anda hayatındaki pek çok şey anlamsızlaşır, sıradanlaşır ve sen onlara ne olduğunu anlamaya çalışırsın. Oysa olan sana oluyordur. Sen değişiyor, dönüşüyorsundur. Değişim bir şeyin gidip yerine yeni bir şeyin gelmesidir. Dönüşüm ise var olan şeyin kendi içinde henüz keşfedilmemiş alanları keşfedip evrilmesidir. İşte bu nedenle dönüşüm daha kıymetlidir. Kişi dönüşmeye başladığında farkı fazlardan geçer.. Önce ateş elementiyle buluşur, yanar yani farkındalığı yükselir ve hayatındaki ezberlerin kısıtların ayırdına varır. Sonra havayla beraber uçar, külleri farklı yerlere gider, yeni kişilerle tanışır, yeni durumlarla karşılaşır.

Ardından neyi istediğini anlar, ezberi nasıl bozmak istediğini, standartlarını fark eder ve bu alanı bulunca umut tohumlarını toprak ile buluşturur. Son olarak su gelir, her derde deva olan, can olan, hayat veren su. Ve kişi umut tohumlarını bu suyla besler. Biraz da sabır eklenince büyük dönüşüm gerçekleşir.. 

 

EZBER BOZULMUŞ

 

Artık kişi ezberlerini bozmuş, fark etmeden boyun eğdiği rutinleri geride bırakmıştır. Hayata dair ne istediğini biliyordur, kendine ait bir sesi, bir rengi oluşmuştur. Evetleri kadar hayırları da var artık ve gerçekten hayattadır. Bundan sonraki dönemde kendi seçimleriyle, kendi istekleriyle yer alır hayat sahnesinde. Güvenli alanında çıkmıştır, aynı kafeste aynı tekerleği döndürmeye çalışmak yerine uçsuz bucaksız dünyada kendine bir yer edinmiştir, kendi seçimleri ve emekleriyle. İşte o noktada hayat gülümseye başlar. “Sonunda başardın, kendi ayaklarınla yere bastın, kendi aklınla seçimlerini yaptın, kendi gönlünle hayatına yön verdin, bu hayat senindir artık dile ondan ne dilersen”.

Dolayısıyla iyidiz kendine yabancılaşmak, hayatta ne olduğunu irdelemek, yaptıklarını, etrafındakileri ara ara kolaçan etmek. Ancak öyle bulursun gerçek sen’e giden yolu. Fark edersin ki artık tat vermiyor dediğin olaylar, kişiler, mekanlar değil tat vermeyen sensin. Senin ezberlerin, yüklerin artık ağır geliyor ruhuna. Ne zaman ki bunu anlar kendini dönüştürürsün yeniden doğarsın işte o zaman elma yine elma gibi tatlı, toprak yine toprak gibi mis kokulu olur.  Arada bir yabancılaşmak, kendine kendini sormak lazım. Dönüştükçe daha çok anlam kazanıyor hayat…

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.