'Pelvik Taban Fonksiyon Bozuklukları Tedavisinde Hastaya En Uygun Yöntem Belirlenmeli' - Balkan Günlüğü Gazetesi



‘Pelvik taban fonksiyon bozuklukları tedavisinde hastaya en uygun yöntem belirlenmeli’

Pelvik taban fonksiyon bozukluklarının tedavisinde cerrahi olmayan yöntemler tercih edildiğinde hastaya en uygun yöntemin belirlenmesinin …

‘Pelvik taban fonksiyon bozuklukları tedavisinde hastaya en uygun yöntem belirlenmeli’


Son Güncelleme :

27 Haziran 2021 - 13:00

123 okuma


Pelvik taban fonksiyon bozukluklarının tedavisinde cerrahi olmayan yöntemler tercih edildiğinde hastaya en uygun yöntemin belirlenmesinin önemine dikkat çeken Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Deniz Evcik,  ‘Biofeedback cihazlarının’ hastaya görsel, işitsel uyarılar vererek, kaslarının doğru kasıp kasmadığını daha iyi anlatan, gösteren ve öğreten özel cihazlar olduğunu ifade etti. Evcik, “Bu cihazlar ‘intravajinal’ dediğimiz vajen içerisine uygulanabildiği gibi hastanın hiç soyunmasına gerek kalmadan oturduğu yerden bilgisayar ekranı ile ‘bu hareketi ne kadar doğru yapıp, yapamadığını’ ölçebildiğimiz cihazlarla da yapılabilmektedir” dedi.

Güven Çayyolu Sağlıklı Yaşam Kampüsü’nde ‘Pelvik Taban Rehabilitasyonunda Güncel Uygulamalar’ etkinliği düzenlendi. Etkinliğe, kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları ile fizyoterapistler katıldı. Etkinlik kapsamında Güven Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü Prof. Dr. Deniz Evcik ve fizyoterapist Nazlı Büşra Ciğercioğlu, pelvik taban rehabilitasyonunda güncel uygulamalar ve yeni teknolojiler ile ilgili sunum yaptı. Prof. Dr. Evcik, leğen kemiğinin (pelvis) iç kısmını örten ve leğen kemiği içinde bulunan idrar torbası (mesane), rahim, yumurtalık ve kalın bağırsağın son kısmı olan rektumun normal görevlerini yapabilmesi için bir hamak gibi destek oluşturan kas ve bağ dokusundan oluşan tabakaya pelvik taban denildiğini söyledi. Evcik, pelvik taban fonksiyon bozukluklarında bir sorun ortaya çıktığı zaman o bölgede yer alan organların aşağı doğru sarkmasına, kronik pelvik ağrılarının olmasına ve idrar kaçırma durumlarının yaşanmasına yol açtığını kaydetti. Evcik, bu duruma özellikle yük taşıma, hapşırma ya da öksürmeyle ortaya çıkan idrar kaçırma olayları ile karşı karşıya kalındığını ifade ederek, “Bunun bir yaşlı hastalığı olduğu düşünülürken aslında şimdi genç kadınlarda, doğum ve menopoz sonrasında, hormonal değişimle; erkeklerde prostat operasyonlarından sonra da olabilir. Bu oradaki kaslarımızın yapısındaki bozulmayla ilişkili bir durum ve her zaman karşımıza çıkabilir. Son yıllarda özellikle çok sık olduğunu görüyoruz. Bunun en büyük nedenlerinden biri hekimlerimizin hem de hastalarımızın bu konudaki farkındalığının artması olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

Prof. Dr. Evcik, pelvik taban fonksiyon bozukluklarının belirtisinin özellikle idrar kaçırma olduğunu söyleyerek, “Bazen de aniden idrarını tutamama şeklinde olabiliyor. Organ sarkması olabilir. Ağrılı adet görme, cinsel fonksiyon bozukluğu, ağrılı cinsel ilişki ve bazen de pelvik tabandaki kaslarının aşırı kasılmasıyla karşımıza gelebiliyor. Kasımızın iyi çalışmadığı, bağlarımızın gevşediği her yaşta ve koşulda fonksiyon bozukluğu ile karşılaşabiliyoruz” dedi.

‘EN UYGUN YÖNTEMİN BELİRLENMESİ ÖNEM TAŞIYOR’

Prof. Dr. Evcik, önemli olanın pelvis (yanlarda ve önde iki kalça kemiği, arkada sakral kemik ve koksigeal kemiğin birleşmesi) alt tarafta yer alan kaslarının güçlendirilmesi olduğunu söyledi. Güçlendirmeyi yaparken kişiye özel bir program çizildiğini ifade eden Evcik, şunları kaydetti:

“Kadın hastalıkları doğum uzmanı, üroloji uzmanı ya da konuyla ilişkili diğer hekimlerle ve konusunda deneyimli uzman fizyoterapistlerle birlikte multidisipliner bir şekilde çalışıyoruz. Tedavide bu bölgedeki kasları güçlendirmemiz için olmazsa olmaz egzersiz uygulamalarımız var. Bu egzersiz uygulamalarının başında  ‘Kegel’ dediğimiz egzersizler gelmektedir. Pelvik taban fonksiyon bozukluklarının tedavisinde bugün için önerilen birinci basamak tedavi pelvik taban rehabilitasyonudur. Şimdi günümüzde artık daha teknolojik cihazlar vardır.  Bu cihazlar için hastaya en uygun yöntemin belirlenmesi önem taşımaktadır. Buda kişiyi muayene ederek kas gücünün belirlenmesi ve kas gücü zayıfsa manyetik alan tedavisi, kas gücü belli bir değerin üzerinde ise biofeedback uygulamalarına yönlendirilmesi ile kişiye özel program şeklinde hazırlanmaktadır.  Buradaki cihazların başında ‘Biofeedback Cihazları’ dediğimiz hastaya görsel, işitsel uyarılar vererek,   kaslarını doğru kasıp kasmadığını daha iyi anlatan, gösteren ve öğreten özel cihazlar gelmektedir. Bu cihazlar ‘intravajinal’ dediğimiz vajen içerisine uygulanabildiği ve bizim hastanemizde olduğu gibi hastanın hiç soyunmasına gerek kalmadan oturduğu yerden bilgisayar ekranı ile birlikte ‘bu hareketi ne kadar doğru yapıp, yapamadığını’ ölçebildiğimiz cihazlarla da yapılabilmektedir. Tabi bu hasta konforu açısından çok büyük bir rahatlıktır. Bu cihaz şu an için özel sektörde bulunmadığını ancak hastaların tedaviye uyumunun çok daha rahat sağladığımız bir yöntem olduğunu belirtti. Bir diğer tedavi yöntemi manyetik alan koltuğudur. Hastamızın kas gücü belirli bir düzeyin altında ise, tercih etmekteyiz. Burada da hasta oturmaktadır ve soyunmadan rahatlıkla kaslarını çalıştırıp güçlendirebilmektedir. Bunlar sadece teknolojik cihazların başında yer alan iki cihazımızdır ancak pelvik taban rehabilitasyonunu bir bütün olarak düşünerek farklı uygulamaların, elektrik stimulasyonu, nöromodülasyon gibi uygulamalarında yapılabildiğini söyleyebilirim.”

HASTALARA UYGUN PROGRAM

'Pelvik taban fonksiyon bozuklukları tedavisinde hastaya en uygun yöntem belirlenmeli'

'Pelvik taban fonksiyon bozuklukları tedavisinde hastaya en uygun yöntem belirlenmeli'

'Pelvik taban fonksiyon bozuklukları tedavisinde hastaya en uygun yöntem belirlenmeli'

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Haberler.com

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.