Açılımı "Saçılım" anlamayalım

14 Ağustos 2022 - 09:18

Açılımı “Saçılım” anlamayalım

Açılımı “Saçılım” anlamayalım
Son Güncelleme :

28 Ekim 2009 - 22:00

Bugün güzel bir gün, bugün Türkiye’nin, cumhuriyeti ilan ederek yeni bir birlikteliği, milletin iradesiyle kucakladığı günün yıl dönümü, “kutlu olsun”.  Temelinde büyük bir kültür ve birikim olan bu birlikteliğin, 1923 yılından itibaren ebediyete akıp giden her sene, daha büyük bir coşku ve sevinçle idrak edileceği şüphe götürmez bir gerçektir.
Monarşinin evrimleşerek, Tanzimat olduğu ve daha sonra evrimini sürdürerek meşrutiyet halini aldığı ve dünya tarihinde yeni bir sayfa açan kurtuluş mücadelesinin sonunda, evrimini tamamlayıp cumhuriyet şeklini alarak günümüz dünyasının insanlık ideallerini paylaşma şerefine nail olduğu bu süreçte, hizmeti geçen tüm insanlara ne kadar şükretsek ve ruhlarını ne kadar yâd etsek “hatıralarına yine de çok şey yapmış” sayılmayız.
Cumhuriyet evrimini tamamlamış olmasına karşın, gelişimini cumhurla birlikte sürdürmeye devam edecektir. Bugünde yaşanan ve bundan sonraki her dönemde de yaşanmaya devam edecek olan, cumhuriyetin gelişimini sürmesinden başka bir şey değildir. Durağanlık, eşyanın tabiatına aykırıdır. Hiçbir şey yoktur ki hareket halinde olmasın. Atomu oluşturan proton ve nötronların devamlı hareketi düşünüldüğünde dahi, sabitmiş gibi görünen eşyanın, aslında durağan olmamasından da anlaşılacağı gibi, daha soyut olan kavramların, hareketini tekâmüle doğru devam ettirmesi kaçınılmazdır.
Böyle olmakla birlikte aslında soyutmuş gibi görünen, ama etkisi hayatın her alanında somut olarak hissedilen cumhuriyetin, ne kadar somut bir etkisi olduğu hemen anlaşılır. Bu sebeple cumhuriyetin, daralma ve kapanmaların olduğu yerde açılıp genişleyerek devamlılığını sağlaması doğaldır. Bu açılım ve genişleme, kurucusu olan iradeye dayandığı ve çoğulcu ve demokratik olduğu müddetçe de sağlıklı olmaya devam edecektir.
Bu irade ancak cumhuriyetin kazanımlarını güçlendirecek açılımlara evet diyecektir. Yoksa “açılıp saçılmaya” gerek yoktur. Bugün cumhuriyet ve onun vazgeçilmez unsuru olan demokrasi sayesinde, geliştirilmeye çalışılan açılım, cumhuriyeti oluşturan bütünsel iradenin, daha fazla güç kazanıp, mensubu olduğu milli birliğin daha güçlü ve müreffeh olması için olduğu gibi fikri, vicdanı ve irfanı hür, bir ve birlikte olan toplumun inşası içindir. Türkiye devletini kuran milletin hiç bir unsurunun, birbirleriyle sorunu yoktur ve olmayacaktır. Herkes çok iyi bilmektedir ki eğer bu unsurlar arasında bir sorun olursa bu sorun etnik değil ailesel bir sorun olacaktır. Çünkü Türkiye’nin aile yapısını oluşturan etnitise’yi incelediğinizde, annesi Kürt, babası Laz, dedesi Arnavut, anneannesi Boşnak, dayısı Pomak, amcası Arap v.s olan bir aile yapısıyla karşılaşırsınız.  Sadece buradan bakıldığında anlaşılacağı gibi kimse annesi, babası, dedesi, babaannesi, anneannesi, dayısı ve amcasıyla etnik bir sorun yaşamamaktadır. Sorun demokratik hakların bu büyük ve güçlü aynı zamanda da insanlık ailesinin en güzel örneği olan Türkiye ailesinin tüm fertlerine yayılması sorunudur.
Bu büyük Türkiye ailesinin, kendi aile yapısına dinamit koyarak, bu ailenin her hangi bir ferdine kurşun sıkanlarla sorunu vardır. Açıkça anlaşılması gereken, bu ailenin içindeki taraflar Türk, Kürt, Boşnak, Arnavut, Acem, Arap, Kırgız, Laz, Çerkez değildir. Bu ailenin tarafları dikkatle bakıldığında görüleceği gibi, baba, oğul, anne, kız, torun ve dededir. Zor olan aile dağıtmaktır.  Cumhuriyet bu ailenin benimsediği en güzel rejim ve demokrasi de bu rejimin tacı ve demokratik haklarda bu ailenin övünç ve şerefidir. “Tekrar kutlu olsun!”

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.