Avrupa Konseyi ve Arnavutluk’un Son Durumu

20 Ağustos 2022 - 02:11

Avrupa Konseyi ve Arnavutluk’un Son Durumu

Avrupa Konseyi ve Arnavutluk’un Son Durumu
Son Güncelleme :

03 Şubat 2010 - 22:00

Arnavutluk’un Euroatlantik kurumlarla entegrasyonu gerçeklerştirmek için büyük çaba sarf etmektedir. 1995 yılından beri üyesi olduğu Avrupa Konseyi ile ilişkilerini gitgide güçlendirme isteğinde olup çaba sarf eden Tiran yönetimi, bazen de ilişkiler zayıflama yoluna girdiği de oluyor. Özellikle Konsey’in son toplantısında (25-28 Ocak 2010) göze çarpan bir farklı hareketlenme metodu bu durumu göz önüne getirmiş durumda.

Toplantı neredeyse sadece Arnavutluk üzerine tartışmış gibidir. Çünkü Arnavutluk delegasyonunun faklı katılımı durumu olduğundan daha önemli kılmış durumda. Arnavutluk delegasyonu sadece iktidar partilerinden oluşmaktaydı. Muhalefetin aylardır meclisi boykot etmiş olması hasebiyle Konsey toplantısında katılmamıştır. Bu durum Avrupa mevkidaşlarımızı pek memnun etmiş gözükmemektedir. Tartışmalarda o kadar ileri gidilmiş ki, Konsey’den Arnavutluk’un ihracı söz konusu da olmamış değil…

Avrupa Konseyi meclisi başkanı olan Andreas Grass, Konseyin siyasi balanslarını ortaya koyabilmesi açısından her ülkenin siyasi partilerinin katılımın mecburi olduğu belirterek, Arnavutluk’un da çizmiş olduğu tabloyu bu durumdan uzak olması hasebiyle ilişkilerini gözden geçirilmesi gerektiği belirtmesi, Arnavutlara çok pahalıya patlayacak bir durum ile karşı karşıya kalındığıdır.

Ancak çok şanslı olduğumuz bir güne denk gelerek durum sadece bir gün sürdü. Toplantının ikinci günde Arnavut heyeti, Konseye nedenini anlatabilmiş olmasaydı iktidarın ve muhalefetin aynı zamanda tüm Arnavut halkına çok pahaliya patlayacaktı. Çünkü Avrupa Konseyinin Arnavutluk’taki siyasi durumu hakkında bir rapor bitirmek üzereyken, böyle bir şey olmuş olsaydı, dönüşü uzak olan yanlış bir yol agirilmiş olacaktı. Bu raporda Konsey, Arnavutluk’taki sayasi partiler arasında iletişimsizlikten şikayetçi olmakta ve de bu iletişimsizliği nasıl giderilebeleciği konusunda tavsiyelerde bulunmaktadır.

3-4 aydır bu konuda yazmakta olduğum için, durumun iyileşmeye doğru  gittiği, Arnavutluk’ta siyasi kriz’den de bahset yanlış olacağı altını çizerek belirtmek gerek.

5 aydır demokratik ve anayasal hakkını kullanan muhalefet, meclisi boykot etmekte. Iktidar da iktidarlığını yapmaktadır. Durum bir krize dönüşmüş durmda değil çünkü. Ancak durum, yani sol muhalefet milletvekillerinin tamamı bir aya kadar yani 6 Mart 2010 tarihine kadar meclise girmezlerse o zaman siyasi bir krizden bahsetmek gerek ki bunu Allah göstermesin. O zaman durum gherçek bir krize varmış olur.

Ancak durum buna işaret etmemektedir. Durumun farklılaşmakta olduğu, iktidar ile muhalefetin arasındaki pazarlıklara bağlı olmakta birlikte, diplomasi kurallarında olduğu gibi her iki taraf çıkarları doğrultusunda hareket etmekte ve ikisinin de kazançlı çıkması gerekliliği ortadadır.

Hem Berişa-Meta iktidarı hem de Rama muhalefeti durumdan kazançlı çıkıyor olacağı değerlendirilmektedir. Hal böyleyken, iktidarın ve muhalefetin ülkemizi pahalıya patlayacak bir durumla kaarşı karşıya bırakmayacağıdır.

Arnavutluk ve siyasi partiler, AB yolunda olan ülkemizi bir an önce bu yolu nihayilendirmek için biraz daha çaba sarf etmeleri gerekliliği ortadadır. Bunu da muhalefetin meclise girme duruma ivme kazanmış olcaktır.

Suela TOPI

 


YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.