Priştine Notları

19 2024 - 11:04
Balkan Günlüğü gazetesi SR Basın Yayın Ltd. Şti’ine ait olup, Başbakanlık Enformasyon Genel Müdürlüğü ve Başbakanlık Basın İlan kurumuna kayıtlı bir gazetedir. Anadolu Ajansı’nın abonesi olan gazetemizin Balkan Haber Ajansı (BHA) isminde bir ajansı vardır.23 Aralık 2007 yılında yayın hayatına başlayan Balkan Günlüğü gazetesi, hedef kitlesi ve konsepti itibariyle Türkiye’de ilk gazetedir. Hedef okuyucu kitlesi, İzmir’deki 1,5 Milyon Türkiye genelindeki 17 Milyon civarındaki Balkan-Rumeli göçmeni yurttaşıdır. Ulusal ve Uluslararası yayın yapan gazetemizin düzenli haftalık basım adeti; 20 bin’dir.Gazetemiz,Türkiye’de 52 şehir,yurt dışında 12 ülkede ( Yunanistan,Bulgaristan,Makedonya,Kosova,Arnavutluk,Bosna-Hersek, Romanya,Hırvatistan,Sırbistan, Karadağ,Moldova,Slovenya ) okuyucusu ile buluşmakta.

Priştine Notları

Normal 021false false falseTR X-NONE X-NONE/* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin-top:0cm; mso-para-margin-right:0cm; mso-para-margin-bottom:10.0pt; mso-para-margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri","sans-serif"; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin;}

Balkanları dolaştıkça kapıldığınız hisler o kadar farklılaşıyor ki, bu coğrafyanın binbir türlü renkleri buluşturan hali kimi zaman inanılmaz güzellikleri yansıtırken kimi zaman da fakirliğin ve yoksulluğun sebeplerini ortaya koyuyor. Priştina işte bu duruma en güzel örneklerden biri. Eski Yugoslavya’nın en gelişmemiş bölgesi Kosova buradaki Arnavut nüfusun çoğunlukta olması nedeniyle yıllarca bir kenara itilmiş adeta.

 


(Last Updated On: 01/05/2009)

Kosova, Yugoslavya döneminde de,
sonrasında Sırbistan yönetimi altındayken de her zaman bir mücadele alanı
olmuş. Sırp milliyetçiliği için özel bir anlam taşıyan bu bölge Sırbistan
tarafından dünyadan soyutlanmış yıllarca. Yaşanan acılardan ancak 90’lı
yıllarda haberi oldu dünya kamuoyunun. 1999’daki NATO operasyonuna kadar da
olanlar oldu bu güzelim topraklarda. Ama, Arnavutların inadı Kosova’nın
insanlarını her zaman mücadele ruhuyla canlı tutmuş, geleceğe yönelik
umutlarını korumalarını sağlamış. Yepyeni bir devlet Kosova. Kendini
toparlamaya çalışıyor. Bu, haliyle zaman alacak ama Priştina’nın şirinliği,
eski Osmanlı izlerinin verdiği ruhani canlılık her şeye rağmen bölgenin yavaş
da olsa gelişmesine sebep oluyor. Bu çok olumlu. Bölgede özellikle Türk
yatırımları Kosovalıların zaten öteden bu yana var olan Türkiye’ye bağlılıklarını
daha da güçlendiriyor.

 

Priştina, Balkanların Gandi’si olarak
nitelenen efsanevi lideri İbrahim Rugova’nın demokratik direnişi, UÇK’nın inatçı
mücadelesi ve halkın kararlılığı sayesinde dünya sahnesine çıkan küçük bir
devletin pırıldayan başkenti gibi. Şehirde iki tane üniversite var. İnsanlar
eğitime önem veriyor ve bilinçli bir nesil yetişiyor Kosova’nın geleceği için.
Burada görev yapan uluslararası güç güvenliği sağlamakla yükümlü ancak
Kosovalılar yakın gelecekte kendi güvenliklerini sağlar hale gelecekler. Ülkede
yaşayan farklı etnik gruplara daha şimdiden saygı duyuluyor ve haklarının
tanınması konusunda olumlu adımlar atılıyor. Kosova’nın tanınması konusunda
tartışmalar bulunsa da, bir çok devlet bu yeni ülkeyi tanımış durumda ve sırada
tanıyacak olanlar da var. Bütün bunlar Kosova’nın geleceğe yönelik umutlarını
arttırıyor tabii. Ancak, dikkat edilmesi gereken önemli bir unsur var. Kosova
Arnavutlarının Arnavutluk ile birleşme yönünde hayaller kurması bölgedeki bütün
unsurları rahatsız ediyor. Kosova’nın bu yöndeki endişeleri Kosova’nın gidermesi
gerekiyor.

 

Ekonomik anlamda yapılan yatırımlar
Kosova’nın gelişimine önemli bir katkı sunuyor. Priştina’da yeniden yapılan
yolları, inşaat faaliyetlerini görünce bunu anlıyorsunuz. Hem Türkiye’den, hem
de Kosova’yı tanıyan Avrupa ülkelerinden ülkeye ciddi bir ilgi olduğu
görülüyor. Gerek siyasi açıdan, gerekse de ekonomik entegrasyonun sağlanması
açısından Kosova Balkanların kalbi olarak görülüyor ve bu da ülkeye yönelik
yatırımların artmasına neden oluyor. Aslında, Kosova’nın Balkanlardaki siyasi
konumu Avrupa için önem arz ettiğinden bölgeye yavaş yavaş yatırım geliyor. Bu
bir tartışma konusu ancak Kosova insanının refahını arttırmaya katkı
sunduğundan dolayı önemli bir gelişme olarak görülüyor.

 

Kosova’da gezerken elbetteki I. Murat’ın
türbesine uğramamak olmazdı. 1389’da Kosova Savaşının yapıldığı ovada bulunuyor
türbe. Savaşta şehit olan padişah I. Murat’ın asıl türbesi Bursa’da ancak
burada da sembolik bir türbe var Kosovalı Müslümanlar için önemli bir mabet
burası. Her bayramda ziyaretçi akınına uğruyor ve geçmişin ihtişamlı günlerine
özlemi dile getirenler için soyut bir önem taşıyor. Balkanları Türklere açan
savaşın galibi I. Murat’ın ruhu burada da canlı. Bunu net bir dille söyleyebilirim.

 

Bitirelim. Kosova geleceğe umutla
bakıyor. Kosovalılar güçlü duygularla devletlerine sahip çıkıyorlar ve sanırız
bu yeni devlete her anlamda destek olmak da Türkiye’nin önemli görevlerinden
biri. Umarız Kosova’nın önemini yeterince anlayabiliriz, tıpkı Amerikalılar ve
Avrupalıların yaptığı gibi.

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.