Türk savunma sanayisi 5. nesil zırhlı araca imza attı

26 Şubat 2024 - 22:59

Türk savunma sanayisi 5. nesil zırhlı araca imza attı

Türk savunma sanayisi yeni nesil zırhlı muharebe aracı PARS ALPHA 8X8, Suudi Arabistan’daki World Defense Show’da ilk kez vitrine çıktı.

Türk savunma sanayisi 5. nesil zırhlı araca imza attı
Son Güncelleme :

05 Şubat 2024 - 4:40

55 okuma
(Last Updated On: 05/02/2024)

ANKARA (AA) – Türk savunma sanayisi yeni nesil zırhlı muharebe aracı
PARS ALPHA 8X8 ile askeri kara araçlarında 5. nesil bir çözüme imza
attı.

Zırhlı kara aracı üreticisi FNSS, PARS araç
ailesinin yeni üyesi PARS ALPHA’yı, Suudi Arabistan’daki World Defense
Show’da ilk kez sergiledi.

FNSS Genel Müdürü Nail Kurt, AA muhabirine, PARS ALPHA’nın 5. nesil bir zırhlı araç olduğunu söyledi.

Aracın
35 yıllık serüvenlerinde bir tepe noktası olduğunu vurgulayan Kurt, “Bu
süreçte edindiğimiz teknolojik kazanımları, bilgi birikimini, sayısız
müşteri deneyimini ve saha geri bildirimlerini; en nihayetinde
bölgemizde, özellikle 10-15 yıldır süre gelen simetrik ve asimetrik
tehditlerin tümünü dikkate alarak tasarladığımız ve ortaya çıkardığımız
bir başyapıt olarak adlandırmak istiyorum bu aracı. Dünyadaki rakip ve
benzerlerine göre çok sayıda üstünlüğü mevcut. Bu anlamda da lider
karakterini yansıtması için PARS ALPHA olarak adlandırdık aracımızı ve
Suudi Arabistan’da gerçekleştirilen World Defence Show’da tanıtımını
yaptık.” dedi.

Yeni araç yerleşimi birçok avantaj getirdi

PARS
ALPHA’nın özelliklerine ilişkin bilgiler veren Kurt, hem tekerlekli hem
paletli geleneksel zırhlı muharebe araçlarında şoförün oturduğu önde
bir bölme bulunduğunu, yanında güç grubu kompartımanı, arkada ise ayrı
bir kompartıman yer aldığını ifade etti. PARS araç ailesinde ise bundan
farklı olarak önde hem sürücünün hem de istenirse nişancı, komutan veya
başka bir personelin oturabileceği, iki kişilik ve 180 dereceden fazla
bir görüş açısı olan bir bölüm bulunduğunu dile getiren Kurt, bu
bölmenin arkasında güç grubu var yer aldığını ve bir koridor vasıtasıyla
diğer görev ekipmanlarının ve personelin olduğu bölüme bağlandığını
belirtti.

PARS ALPHA’da ise sürücünün ve diğer
personel bölmesinin arkada bulunmasının, önde yer alan motor bölmesiyle
tamamen ayrı olmasının çok büyük avantajlar getirdiğini vurgulayan Kurt,
şu değerlendirmelerde bulundu:

“En büyük
avantajı, bu tür araçlarda istenen balistik koruma seviyesinin bir
seviye üzerine çıkmamızı sağlaması oldu. Mayın koruma anlamında ön
tekerlekte yine bir seviye yukarı çıkmamızı sağladı. Bütün bunların yanı
sıra aracın genel boyutunda, uzunluğunda da bir kısalma oldu. Yaklaşık
60-70 santimlik bir avantaj elde ettik. Yeni nesil 8X8 araçlar aslında
çok iri, uzun ve büyük araçlar. Güç grupları da çok kuvvetli, 700
beygirler civarında oluyor. Biz bu araçta yaklaşık 60-70 santimlik
kısalma elde ettik. Bunun yanı sıra iç hacimde de yaklaşık 2-2,5
metreküplük bir büyüme elde ettik. Araç için inovatif dememin arkasında
yatan sebeplerden biri budur. Kendi sınıfında çok güzel bir çözüm ortaya
çıkardık. Yani aslında tam yeni nesil ve ileriye yönelik, önümüzdeki
30-40 yılda çok büyük faydalar sağlayacak önemli bir konfigürasyonu
ortaya çıkardık. Diğer özellikleriyle birlikte çok taklit edilecek bir
araç olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla hem yurt içinde hem yurt dışında,
Orta Doğu’da da önemli projelerde yarışıyor. Bunlarda da önemli
başarılar elde edeceğimize inanıyorum.”

Araçta
bunun yanı sıra geleneksel PARS ailesinde hep kullandıkları her akstan
direksiyon sistemi yer aldığını dile getiren Kurt, bu özelliğin aracın
dönüş çapını çok küçülttüğünü, özellikle meskun mahallelerde kullanımını
çok faydalı hale getirdiğini söyledi.

PARS
ailesindeki ayarlanabilir hidropnömatik süspansiyon özelliğini yeni
araçta da kullandıklarını ifade eden Kurt, şöyle konuştu:

“Bu
sistem aracı yükseltip alçaltabiliyor. Mayın tehditlerinin çok fazla
olduğu bölgelerde arazide ilerlerken aracı yükselterek yaklaşık 55-60
santimlik bir yükseklik elde edebiliyorsunuz ve bu özellik mayın
koruması için çok büyük fayda sağlıyor. Tabi bunun dışında nakliye
sırasında yüksekliğin ayarlanabilmesi büyük bir avantaj; bir römorka,
bir trene veya uçağa yüklerken aracı tamamen yere neredeyse sıfır olacak
şekilde indirebiliyorsunuz. Yine bu ayar sayesinde yüksek hızlara
emniyetli bir şekilde çıkabiliyorsunuz. Yüksek bir araçta bu çok zor
olabilir, araç teknik özelliklerinde azami hızı 100-110 kilometre
gösterir ama sert zeminde, asfaltta 120 kilometreleri gören hızlara
ulaşıyor araç. Burada aracın yola yakın olması emniyeti çok arttırır.
Ayrıca araç yüksekliğini sağ sol ayrı ayrı ayarlayabilirsiniz. Bu da
eğimli arazi koşullarında faydalı olurken, aracın taşıdığı, yeni nesil,
elektronik ağırlıklı, çevreye duyarlı, zemin eğiminden etkilenen hassas
ekipman bulunuyor; araç eğimini ayarlayabilmeniz, aracı düz zemindeymiş
gibi hareket ettirebilmeniz bu ekipmanın sorunsuz kullanımına olanak
sağlıyor. Yine silah sistemlerinde yükseliş ve alçalış açısı çok önemli.
Biri hava tehditlerine karşı, bir diğeri de yakın tehditlere karşı
büyük avantaj sağlar. Aracın üstü sabit, bunu fazla oynatamıyorsunuz,
-5’lerde -8’lerde kalır, fakat aracın yüksekliğini ön ve arka
yüksekliklerini ayarlayarak alçalış açısını ya da yükseliş açısını
arttırabilirsiniz. Sütre gerisinde saklanırken aracın yüksekliğini
indirip silueti düşürebilirsiniz gibi birçok avantaj sağlar.”

Engel tanımıyor

Aracın
iç hacminde sağlanan avantajın mühimmat taşıma kapasitesinde büyük
avantaj sağladığını vurgulayan Kurt, “Dolayısıyla hacimde yakaladığımız
genişlik de çok önemli bir avantaj olarak ön plana çıkıyor. Bu anlamda
PARS ALPHA’nın rakiplerinden üstün olduğunu iddia ediyoruz.” dedi.

Araç
2 metre 40 santim açıklıklardan köprüye ihtiyaç duymadan geçebildiğini,
80 santim dik engelleri kendi başına aşabildiğini aktaran Kurt,
sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bütün bunlara ilave
olarak rakip araçların bir seviye üstünde balistik koruma, ön taraftaki
ön tekerlerde basacağı mayına karşı yüksek koruma ve yanlarda el yapımı
patlayıcı koruması sağlar. Bugünün asimetrik muhabere ortamında bunlar
çok çok önemli. Bütün bu korumayı, iç hacmi, mobiliteyi, düşük silueti
bir araya getirdiğinizde inanılmaz bir imkan ortaya çıkıyor. Belirli
araçlarda bu özelliklerin bir kısmı var, başka araçlarda diğer
özellikler var ama PARS ALPHA ile tüm bu özelliklerin bir arada
toplandığı bir araç ortaya çıkarmış oluyoruz. Tüm bu nedenlerle bu
aracımız için başyapıtımız tanımını kullanıyorum ve tüm bu nedenlerle de
ALPHA adını verdik aracımıza.”

Silah sisteminde sınır yok

Araçların
üzerindeki silah sistemlerinin tamamen kullanıcı gereksinimlerine göre
şekillendiğini, buna uygun çözümler oluşturduklarını ifade eden Kurt,
PARS ALPHA’nın üzerinde yer alan ve opsiyon olarak kullanılabilecek
silah sistemlerine ilişkin şu bilgileri verdi:

“Lansman
kulemizde de yine benzer bir durum söz konusu aslında. Orta Doğu’da
önemli bir kullanıcımızın talep ettiği 30 milimetre silaha topa sahip
bir kule entegre edildi araca. Çift kişilik kule istendi ancak bunun
insansız, yani basketsiz, içeride sabit oturan bir nişancı vasıtasıyla
kullanılabilecek versiyonları da var. Yine yanlarda iki tane anti tank
füze istendi onları da adapte ettik ama bu kuleler tek tarafta da
olabilir. Bunun dışında 35 milimetre kule entegre edilebilir ki yurt
içinde önemli bir projemizde böyle bir talep var. 105 milimetrelik kule
istenirse o da takılabilir.

Endonezya’ya
verdiğimiz hafif tankta bu kule mevcut, bu kule PARS ALPHA’ya da entegre
edilebilir, havan sistemleri de olabilir. Dolayısıyla bu aracın bir
özelliği de ölçüsel anlamda kullanıcının isteyebileceği her türlü silah
sistemini ve onun gerektireceği mühimmat miktarını da aracın içinde
tutabilmek. Bu açıdan da yine iç hacmin çok büyük avantajı olduğunu
tekrar vurgulamam lazım. Silah sistemi konusunda hemen hemen bir
sınırımız yok. Yani kullanıcımız ne isterse, gerek şirketimiz ürün
portföyünde yer alan silah sistemleri gerekse kullanıcının tercih ettiği
başka bir silah sisteminin entegre edilmesi sağlanabilir. Bu araçlarda 3
sene sonra modeli değişti, 5 sene sonra yenisini alalım diyemezsiniz,
bu araçların 40 ila 50 yıl ömrü var. İyi bakılırsa, orta yaş ve ömür
uzatım kapsamlı bakımları yapılırsa bu araçlar 40 ila 50 yıl
envanterlerde kalıyor. Dünya orduları envanterlerinde daha eski araçlar,
tanklar da mevcuttur.”

Teknolojik hazırlık seviyesi üst seviyede

PARS
serisinin son ürünü PARS ALPHA’nın teknolojik hazırlık seviyesi olarak
çok üst seviyede olduğuna işaret eden Kurt, “Dolayısıyla sıfırdan
yapılan bir araçtan ziyade 1 milyar doları aşkın bir ihracat başarısı
sağlamış, yurt içinde de önemli projeler kazanmış olan PARS serisinin en
üst, en son modeli olarak tarif ediyorum. Bu kapsamda, teknolojik
seviye olarak baktığınızda, sistemler ve güvenilirlik açısından çok üst
seviyelerde olduğunu söylemek çok doğru olur.” dedi.

PARS
ALPHA’nın ağırlığının 35 tonun altında olduğunu, görev ekipmanlarıyla
birlikte ağırlığının 38-39 tonlara çıkabildiğini anlatan Kurt, rakip
araçlarla ilgili şu kıyaslamaları yaptı:

“Dünyadaki
diğer ürünlere bakacak olursak, bugün özellikle Batı’da yeni
geliştirilmiş örnekleri var. Son 5 senedir tüm askeri kara aracı üreten
firmalar geliştirmeler yapıyorlar, bunların hepsinde ağırlıklar bu
seviyede. Motorlar 700 beygir civarında, araçlar 35 tonun üstünde. PARS
ALPHA bu araçların sınıfında ama bahsettiğimiz konfigürasyon
değişikliği, inovatif tasarımı sayesinde, çok farklı ve olumlu pozitif
farklar yaratan bir araç oldu. Dolayısıyla o araçlarla dünyanın her
yerinde, her şartta, teknik olarak kafa kafaya yarışacak bir araç. Bunu
satış fiyatı olarak söylemiyorum çünkü ülkemizde biz her zaman için çok
daha maliyet etkin çözümleri kullanıcılarımıza sunabiliyoruz.
Dolayısıyla kafa kafaya adil bir yarışmada, bugün Türkiye’de üretilen bu
sistemlerin kazanamayacağı bir pazar bilmiyorum.”

Nail
Kurt, PARS ALPHA’nın hibrit güç grubu yapısına da çok uygun olduğuna
işaret ederek, “Dolayısıyla bundan sonra ortaya çıkarabileceğimiz bir
hibrit çözüm üzerine çalışıyor olacağız. 6×6 tekerlekli araç versiyonu
için şu anda konsept çalışmalara başladık, yakında ortaya çıkacaktır.
Dolayısıyla PARS ailesinin yeni ürünü artık böyle ilerleyecek ve dünyada
ses getirecek.” dedi.

Muhabir: Göksel Yıldırım

AA

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.