Başarısızlığın Mazereti Yok…

12 Ağustos 2022 - 03:18

Başarısızlığın Mazereti Yok…

Başarısızlığın Mazereti Yok…
Son Güncelleme :

17 Mayıs 2010 - 22:00

Lise yıllarımda “Başarısızlığın mazereti yoktur” sözü okulumuzun en çarpıcı sözüydü. Yıllarca hem okulumuzun duvarlarında hem de sınav kâğıtların da bu söz yazardı. Açıkçası o zamanlar bu yazılanların öğrenciyi gayrete getirme çabası olduğunu düşünmüştüm. Zaman geçtikçe, farklı ortamlara girdikçe işlerinde başarılı olanların aslında başarısızlıkları karşısında yılmadıklarını gördüm.

Türkiye gerek tarihi ile gerekse bağrında barındırdığı hazineleri ile dünyada eşi benzeri bulunmayan kutsal bir ülkedir. Kültürlerin, tarihlerin, dinlerin buluştuğu bir ülkedir. Bu nedenle buraya sadece bir kara parçası olarak bakmak yersiz olur.

Bunca zenginliği bünyesinde barındıran bir ülkenin gençlerinin ne kadar şanslı olduklarını bilmeleri gerektiğini düşünsemde bir o kadarda bu şanslarından bir haber yaşadıklarını görüyorum. Bizler parayla ışık hızının yarıştığı bir devirde yaşıyoruz. Eskiden ekmek aslanın midesindeydi. Şimdi ise ekmek mideden bağırsaklara indi orada emilime uğradı ve defekasyon yoluyla dışarı atıldı.

2008 yılında Türkiye’de fertlerin yaklaşık yüzde 0,54’ü yani 374 bin kişisi sadece gıda harcamalarını içeren açlık sınırının altında yaşamaktayken, yüzde 17,11’i yani 11 933 bin kişi ise gıda ve gıda dışı harcamaları içeren yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır.

2008 yılında yapılan analizlerden yola çıkarak 4 kişilik hanenin aylık açlık sınırı 275 TL, aylık yoksulluk sınırı ise 767 TL olarak tahmin edebiliriz. Bu şartlar altında nüfusun çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu bir ülkede gençlerin gelecekten umudu olarak yaşaması imkânsızdır.

Türk genci olarak önümüzdeki vahim durumu görerek pes etmeyi, boş vermeyi unutmalıyız. “Ne olacak ya! Ülkeyi ben mi kurtaracağım” anlayışından mümkün oldukça uzak durmalıyız. Elimizden geldiğinin en iyisini yapmak zorundayız. Çünkü zaten ülke işsizlikle boğuşuyor. Satın alma gücümüzün en zayıf olduğu bu dönemlerde 2 misli hatta 3 misli çalışarak daha güzel bir Türkiye inşa edebilmeliyiz.

Bu sözlerim sadece Türkiye sınırları içerisinde kalmasın. Türkiye dışında bulunan bütün Türk gençlerinin de ülkelerinde ki ekonomik buhranları göz önüne alarak daha fazla çalışmalarını, başarısızlıklarının üstüne giderek, ülkelerinin kendilerine sağladığı imkânları son haddine kadar kullanarak gelecek Türk neslinin daha ferah ve daha mutlu bir şekilde yaşamalarını sağlayabilirler.

Geleceği inşa edecek zekâda, çalışkanlıkta, güçte ve kendinden emin Türk Gençliğinin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınızı kutluyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.